Alpin Dede

Dünyanın Zirveleri Yükselecek mi? Himalaya Tırmanış Turizminin Sürdürülebilirliği Sorgulanıyor

2026’da Nepal, Sagarmatha Ulusal Parkı dahil, bir milyondan fazla turisti ağırladı. Bu sayı, bir önceki yıla göre %65’lik bir artış ve pandemi öncesi seviyelere dönüş anlamına geliyor. Ancak bu yoğun ilgi, çevresel kaygıları da beraberinde getiriyor. Everest’in “dünyanın en yüksek çöp yığını” olarak anılması, artan kalabalıkların yarattığı atık sorununu açıkça ortaya koyuyor. Raporlara göre, bir dağcının ortalama 8 kg atık üretmesi, özellikle Ana Kamp’ta ciddi bir sorun oluşturuyor. Buna, 2022 ile 2030 arasında %15,2 büyümesi beklenen macera turizminin eklenmesiyle, manzara daha da karmaşıklaşıyor.

Macera turizmi, turistlerin aktif, heyecan verici ve bazen riskli aktivitelerle ilgilendiği bir seyahat türü. Nepal ekonomisi için önemli bir gelir kaynağı olsa da, bu büyümenin çevresel ve yerel etkileri göz ardı edilemez. Nepal, bu ekonomik fırsatları değerlendirirken çevresel etkileri nasıl en aza indirebilir? Yüksek zirvelere tırmanışı daha sürdürülebilir kılmak için neler yapılmalı ve mevcut çabalar yeterli mi?

Everest Bölgesindeki Aşırı Turizmin Yarattığı Sorunlar

Aşırı turizm, hem yerel toplulukları hem de çevreyi olumsuz etkiliyor. Yoğun insan trafiği, patikalarda erozyona ve arazi bozulmasına neden oluyor. Daha fazla insanın kullandığı patikalar genişleyerek çevredeki bitki örtüsüne zarar verebiliyor ve hassas ekosistemleri bozabiliyor.

Atık sorunu da kritik bir başlık. Dağcılar ve gezginler, plastik, cam, çadır, pil gibi katı atıklarını geride bırakabiliyor. İnsan dışkısı bile bu atıkların bir parçası haline gelebiliyor.

Şu anda bölgede insan atıklarının yönetimine dair net politikalar yok. Dağcılar atıklarını biyolojik olarak parçalanabilen çantalara koyup aşağı indirmeye teşvik edilse de, 8000 metrede bu kuralı uygulamak zorlaşıyor. Kar deliklerine yapılan tuvaletler, karlar eridiğinde yerel su kaynaklarına karışabiliyor.

Ana Kamp’taki durum da farklı değil. Buradaki atıklar, yakın köylerdeki çöp alanlarına taşınıyor. Bazı çöp alanlarının su kaynaklarına yakın olması, su kirliliği riskini artırıyor. Kirlenmiş su, ishal ve gastrointestinal hastalıklara yol açabiliyor.

Mevcut Durum ve Yapılanlar

Everest bölgesindeki atık yönetimi ve yeni stratejilerin uygulanmasından sorumlu başlıca yerel kuruluş Sagarmatha Kirlilik Kontrol Komitesi (SPCC). Komitenin, insan faaliyetlerinin ve atıkların etkilerini azaltmaya yönelik çeşitli programları var.

Atıklar dört kategoriye ayrılıyor: insan atığı, mutfak atığı, yanabilir ve yanmaz atık. Yanabilir atıklar (kağıt, plastik, tekstil) atık yönetimi tesislerine, yanmaz atıklar (alüminyum, oksijen tüpleri, piller, cam, tıbbi malzemeler) geri dönüşüm merkezlerine gidiyor. Mutfak atıkları hayvan yemi olarak kullanılırken, insan atıkları ise yakın köylerdeki çöp alanlarına taşınıyor.

SPCC ayrıca gönüllülük esasına dayanan “Geri Getir” (Carry Me Back) programını yürütüyor. Bu program, turistlerden en az 1 kg atık toplamalarını ve belirlenen toplama noktasına bırakmalarını istiyor. 2022 baharında yeniden başlatılan program sayesinde, 2023 baharında 3.225 kg atık toplandı.

Bölgedeki diğer önemli atık girişimleri arasında yıllık Dağ Temizleme Kampanyası, 8 kg kuralı ve Everest Biyogaz Projesi yer alıyor. Nepal ordusunun düzenlediği temizleme kampanyası kapsamında katılımcılar, Himalaya’nın yüksek zirvelerinden atıkları topluyor. 2023’te 45 günde 34.166 kg’dan fazla atık toplandı.

SPCC, dağcıların 4.000 dolarlık çöp depozitosunu geri alabilmeleri için 8 kg atığı geri getirmeleri gerektiğini belirten 8 kg kuralını da uygulamaya çalışıyor. Ancak bu kuralın etkinliği tartışmalı.

Everest Biyogaz Projesi ise insan atığını yakıta dönüştürerek kirlenmiş su kaynaklarını temizlemeyi amaçlıyor. 2010’da başlatılan proje, henüz beklenen ilerlemeyi kaydedemedi.

Geleceğe Bakış

Bu önlemlere ek olarak, 2024 yılında Nepal hükümeti tırmanış atıklarını azaltmak ve atık yönetimi için fon ayırmak amacıyla yeni kurallar çıkardı. Ayrıca, 2025’ten itibaren tırmanış izin ücretlerini 11.000 dolardan 15.000 dolara yükseltti ve tek başına tırmanışı yasakladı.

Bu adımlar, dağ kalabalığını azaltmaya ve atık düzenlemelerinin daha etkin uygulanmasına yardımcı olabilir. Ancak mevcut durum ve öngörülen turizm artışı göz önüne alındığında, bu çabalar yeterli görünmüyor.

Uzun vadede sürdürülebilir çözümler, politika yapıcıların desteğini, finansal kaynakları, gelişmiş operasyonel kapasiteleri ve tüm paydaşların katılımını gerektiriyor. Dağ toplulukları, yerel halk, tırmanış ve dağcılık kuruluşları, devlet kurumları ve diğer aktörler, planlı, finanse edilebilir ve sürdürülebilir bir atık yönetimi planı oluşturmak için bir araya gelmeli.

Bu plan, gelecekteki turizm patlamasını da hesaba katmalı. Everest bölgesinde yaşayan veya seyahat eden herkese atık eğitimi ve farkındalığı kazandırılmalı, davranışlar değiştirilmeli.

SPCC, plastiği yanabilir atık olarak sınıflandırmayı bırakmalı. Plastik yakmak, havaya zararlı kimyasallar salabilir ve solunduğunda tehlikeli olabilir.

Nepal hükümeti, diğer yüksek zirve topluluklarıyla iletişim kurmalı ve işbirliği yapmalı. Sagarmatha Ulusal Parkı ve Everest, küresel çapta tanınan tırmanış destinasyonları olsa da, dünyadaki tek örnek değiller.

Pakistan’daki K2 gibi diğer popüler dağlar da benzer kalabalık, atık ve çevresel etkilerle mücadele ediyor. K2, Temmuz 2022’de tarihindeki en yoğun günü yaşadı; tek bir günde 145 tırmanışçı zirveye ulaştı. Bu dağ da benzer atık sorunlarıyla karşı karşıya ve ekipman ağırlıklarını izleme, tırmanış izinlerini sınırlama gibi seçenekleri değerlendiriyor.

Pandemiden sonra turizm seviyeleri tamamen toparlanıp artış gösterirken, aşırı kalabalık, atık ve yetersiz atık yönetimi uygulamalarının çevresel ve sağlık üzerindeki etkileri göz ardı edilemez. Nepal bu sorunu çözmek için titizlikle çalışıyor ancak mevcut yasalar ve girişimlere rağmen daha etkili çalışmalara ihtiyaç var.

Gelecekteki işbirlikçi çabalar, ortaklıklar, eğitim ve finansman, hedefleri sağlamlaştırmak ve bölgedeki atık yönetimini acilen iyileştirmek için gerekli. Ancak bu şekilde, dikkatli planlama ve bilinçli çabalarla Everest ve diğer yüksek zirveleri temizlemek ve tırmanış turizmini daha sürdürülebilir kılmak mümkün olabilir.

Benzer Yazılar

Yorum Yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir